“Memleket İşi Gönül işi” Fakat Hangi Gönül

DR.ALİ BESTAMİ KEPEKÇİ

Son günlerde ilgimi çeken bir slogan: “Memleket işi gönül işi” 
 
Şunu ifade etmeliyim ki; slogan kulağa çok hoş geliyor. 
 
Ama hemen akla şu soru da geliyor: 
 
Acaba hangi gönül? 
 
“Hırsız bizim hırsızımız, biz yanında yer alırız!” diyerek, kendilerine yakın diye hırsıza sahip çıkan, hırsızlığı mubah sayan bir gönül mü? 
 
Yoksa. .. 
 
“Vallahi , hırsızlığı sabit olan Mahzum kabilesinden Fatıma değil, kızım Fatıma bile olsa, ayrım yapmaz ve cezasını verirdim!” diyen Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’in gönlü mü? 
 
Dünkü yazımda Bağımsız Türkiye Partisi lstanbul Büyük Şehir Belediye Başkan Adayı Selim Kotil Bey’in seçim çalışmalannda eşlik ettiğim anlardaki izlenimlerden bahsetmiş idim. Selim Kotil diyor ki: 
 
“Imam Ali’nin gönlü ile, Hacı Bektaş’ın gönlü ile, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gönlü ile, Prof. Dr. Haydar Baş’ın gönlü ile hizmet edeceğiz.” 
 
Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in “Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır” dediği Imam Ali’nin gönlü. 
 
Aslan ile ceylanı bir arada tutmayı başararak barışın, kardeşliğin, uzlaşının simgesi haline gelmiş Hacı Bektaş Veli’nin gönlü. 
 
Çanakkale’de Türk’ü, Kürt’ü, Çerkez’i, Laz’ı, Boşnak’ı bir araya getirip zafer üstüne zafer 
 
kazanan Mustafa Kemal Atatürk’ün gönlü. 
 
Insanın gönlünde taşıdıkları ile hayatına yön vereceği gerçeğini ortaya koyan, “Insan gönüldür, gönül” diyen Prof. Dr. Haydar Baş’ın gönlü. 
 
Gönül, insanın merkezidir 
 
Aklı, bedeni yöneten gönüldür. Gönül bir depoya benzetilirse, depoda ne var ise, depoya bağlı musluktan akacak odur. 0 depoda süt varsa musluklardan süt akar, kan varsa kan akar, pislik varsa pislik akar. 
 
Hep, Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın verdiği bıçak örneği vardır: 
 
Bıçak kasabın elinde, rızkını kazanmasına vesile olur. Aynı bıçak cerrahın elinde şifa dağıtır, annenin elinde ailesine yemek hazırlamasını sağlar. Gel gör ki; aynı bıçak, gönlü kin ve düşmanlıkla do|u bir katillin elinde, maktulün ölümüne sebebiyet verebilir. Bıçak aynıdır, ama bıçağı kullanan eller farklıdır. Demek ki, önemli olan bıçak değil, kullanan eldir. 
 
Selim Kotil’in ifadesi ile merkeze rantı değil vatandaşa hizmeti alırsanız. Yandaşa değil, vatandaşa hizmet ederseniz sizin gönlünüzde doğruluk, dürüstlük hâkim demektir. 
 
Bakın bir çevrenize, başarılı insanlar hep zeki insanlardır. Ama bir bakın hırsızlar da hep zekidir. Toplum yüksek derecede faydayı da zararı da hep zeki insanlardan gömıüştür. Burada farklı olan akıl değil, gönüldür. 
 
Gönul olmazsa akıi hiçbir iso yaramaz. 
 
Selim Beyın , ifade ettiği bir durum var. İstanbul  Belediyesinin yandaş vakıflara aktardığı paralar. Bu konuda yaptığım kısa bir araştırmayı sizlerle paylaşayım: 
 
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ nin bizzat açıkladığı 53 sayfalık “STK (Sivil Toplum Kuruluşu)-OkuI-Yurt Faaliyeti Raporu 2018" raporuna göre Büyükşehir Belediyesinin vakıf, dernek, okul, okul spor salonlanne yaptığı desteğin toplam tutarı: 847 milyon 592 bin 858 lira, 27 kuruş. 
 
Bu paraların kaynağı, bizim su, doğalgaz faturalanndan ya da başta tabela vergisi olmak üzere belediyeye hepimizin ödediği vergilerden oluşuyor. Dolayısıyla bu vergilerin nereye harcandığını bilmek hakkımız. Işin ilginç tarafı ne biliyor musunuz? Bizim vergilerimizden yapılan bu desteklerle beslenen vakıflardan en çok payı alanlar TÜGVA, TÜRGEV, T3 Vakfı, Ensar Vakfı, Okçular Vakfı. 
 
Bu kuruluşlann ortak Özellikleri ne? Hepsi de iktidara yakınlıktan ile bilinen vakıf ve demekler. 
 
Selim Kotil’in bu konuda sözünü belirterek BTP Belediyecilik anlayışını ortaya koymak isterim: “Istanbul’da göreve geldiğimizde bu parayı yandaşa değil, millete vereceğiz.” 
 
Evet, çok doğru, memlekete hizmet gönül işidir. 
 
Ama hangi gönül? 
 
Sandık önünüze geld’ Karar sizin… 
 
 

Etiketler:

Yorum Yaz

Araç çubuğuna atla